Etiket arşivi: SeoHaber

Öğrenciler kodladı, robotlar dans etti

Çocukların çok yönlü gelişimlerine destek olmak amacıyla hizmet veren bilgi evlerinde eğitim alan ortaokul öğrencileri, robotik kodlama eğitimleri alıyor.

Öğrenciler, bu kapsamda algoritma öğreniyor ve eğlenceli şekilde uyguluyor.

Robotik kodlama proje grubundaki öğrencilerin geliştirdikleri robotlar, “Erik Dalı” şarkısı eşliğinde hareket etti.

Öğrencilerin cep telefonu ile bu anları kaydettiği ve sosyal medyada paylaşılan görüntü çok sayıda beğeni aldı.

Google’a 2.5 milyar dolar tazminat şoku

Google, bakanlıkla yaptığı adli uzlaşma anlaşması kapsamında, 2014-2017 yıllarında erkek meslektaşlarına göre daha az maaş ödediği 2 bin 500 kadın mühendise 1 milyar 350 milyon dolar tazminat ödeyecek.

Öte yandan aynı dönemde Google’a iş başvurusunda bulunan 1700 kadın ve Asyalı adaya, işe alımda ayrımcılığa uğradıkları gerekçesiyle 1 milyar 230 milyon dolar ödenecek.

Anlaşma ayrıca, Google’ın gelecekte olası ayrımcı uygulamaları önlemek üzere gerekli düzenlemeler için 5 yıl boyunca yılda 250 bin dolar yatırarak bir fon oluşturması öngörülüyor.

Googlea 2.5 milyar dolar tazminat şoku

Çalışma Bakanlığı, 4 yıl önce, federal hükümetten ihale alan şirketlere yapılan rutin denetimlerde Google’daki ayrımcı istihdam pratiklerine dikkat çekmiş, maaş ödemeleri ve işe alımlardaki ayrımcı uygulamalar nedeniyle şirkete dava açma kararı almıştı.

Bakanlığın iddialarını reddeden Google, maaş ödemelerinde yapılan işi, işe alımlarında ise adayların yetkinliği dikkate aldığını, cinsiyete ya da etnik kökene dayalı ayrımcılık uygulamadığını savunmuştu.

Konya’da üretildi, gerçeğini aratmıyor

Firmanın sahibi kimya mühendisi Abdurrahman Başaran, 2012’de Konya’da konuşlu Türk Yıldızları gösteri ekibinin maket uçak ihtiyacı olduğunu, ekibin birçok firmayla görüştüğünü ancak kaliteli bir tasarım yaptıramadığını öğrendi.

Türkiye’nin en önemli akrobasi timinin isteğine kayıtsız kalamayan 34 yaşındaki Başaran, yurt dışından temin edilen maket uçaklar yerine, daha kalitelilerinin üretimini yapmak için kolları sıvadı.

Başaran, Türk Yıldızları’nın kullandığı gerçek F-5 savaş uçağını santim santim ölçüp, 1/48 oranında küçülterek ilk üretimi tamamladı. Ardından oluşturduğu ekiple uçağın aslına uygun boya ve tasarım yapan başaran, Türk Yıldızları ekibinden tam not aldı.

Yaklaşık 500 metrekarelik dükkanında ürettiği F-5 maket uçakları çok beğenilen Başaran, şu anda Türk Hava Kuvvetleri bünyesindeki Kaplan Filo, Hançer Filo, 152 Filo, Pars Filo ve SOLOTÜRK başta olmak üzere tüm savaş uçaklarının maketini üretiyor.

Başaran, yaptığı açıklamada, maket uçak hikayesinin 2012’de Türk Yıldızları’nın kullandığı F-5 savaş uçaklarının üretimiyle başladığını söyledi.

Konyada üretildi, gerçeğini aratmıyor

Yaklaşık 8 aydır tamamen bu işe yoğunlaştığını kaydeden Başaran, “Bizim ilk yaptığımız uçak F-5 uçağı modeliydi. İlk başlarda boyanması ve el işçiliğinde biraz sıkıntı yaşadık ancak uğraşlarımızın ardından ortaya güzel bir sonuç çıktı. Daha sonra SOLOTÜRK ile tanıştık. Bu filoda kullanılan F-16’ların maketini üretmeye başladıktan sonra hava kuvvetlerinde görev yapan bütün filoların maket uçaklarını üretmeye başladık.” diye konuştu.

Başaran, yapılan maket uçakların, gerçekleriyle bire bir uyumlu olduğunu belirtti.

Gerçek uçaklardaki her detayı atlamadan maket uçağa yansıttıklarını aktaran Başaran, “Biz bu uçakları 1/48 oranında küçültüp, üç boyutlu olarak katı modelleme çizimini yapıyoruz. Ardından çelik enjeksiyon kalıplarını üretilecek modele uygun CNC tezgahlarında işleyip üretimini gerçekleştiriyoruz. Tamamlanan maket uçak modelini, gerçek modelde bulunan desen, mühimmat, kuyruk numarası ve barak gibi tüm detaylarını atlamadan el işçiliğiyle yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ayda ortalama 750 maket uçak ürettiklerini anlatan Başaran, bu uçakların yüzde 80’ini Türk Hava Kuvvetlerine verdiklerini anlattı.

Türkiye’de düzenlenen havacılık tatbikatlarında tanıtılan maket uçakların ününün, yurt dışına da yayıldığını dile getiren Başaran, şunları kaydetti:

“Havacılık üzerine yapılan festivallere katılarak ve ülkemizde yapılan hava tatbikatlarına gelen yabancı pilotlara uçak maketlerinden vererek bunların yurt dışında da tanıtımını yapıyoruz. 2017’de Pakistan Hava Kuvvetlerine ait F-16’ların maket uçaklarını ürettik. Geçen ay da Ürdün Hava Kuvvetlerinin uçaklarının modelini yaparak numunesini gönderdik. Uçaklarda kullanılan tüm desen ve detaylar renk tonuna kadar çok önem arz ediyor çünkü bu maketi alıp inceleyen işin ustaları, en ufak ayrıntıya bile dikkat ediyor.”

Hezarfen Ahmet Çelebi, Lagari Hasan Çelebi, Vecihi Hürkuş ile Nuri Demirağ’ı örnek veren Başaran, geçmişten bugüne havacılığa sevdalı bir milletin bu alanda büyük başarılara imza atacağına inandığını söyledi.

Amazon’un kurucusu görevini bırakıyor

Amazon, 2020’nin son çeyreğine ilişkin bilançosunu açıkladı. Şirkette bu yıl yönetici değişikliğine gidileceği belirtilen açıklamada, Amazon’un kurucusu Jeff Bezos’un yılın üçüncü çeyreğinde üst yöneticilik görevinden ayrılacağı bildirildi. 

Açıklamada, Bezos’un şirketin yönetim kurulu başkanı olarak kalmaya devam edeceği aktarılarak, Amazon’un üst yöneticiliğine Andy Jassy’nin geleceği kaydedildi. 

Şirketin çeyreklik geliri ilk kez 100 milyar doları aştı 

Şirketin 2020’nin son çeyreğine ait finansal sonuçlarının da paylaşıldığı açıklamada, Amazon’un çeyreklik gelirinin ilk kez 100 milyar doları aştığı dikkati çekti. 

Açıklamada, Amazon’un satışlarının 2020’nin dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine kıyasla yüzde 44 artarak 125,6 milyar dolara ulaştığı kaydedildi. 

Şirketin satışlarının 2020 yılı genelinde de arttığına işaret edilen açıklamada, Amazon’un satışlarının 2020’de bir önceki yıla göre yüzde 38 artışla 386,1 milyar dolara çıktığı belirtildi. 

Açıklamada, şirketin net karının ise geçen yılın dördüncü çeyreğinde 7,2 milyar dolara yükseldiği, hisse başına karının da 14,09 dolar olduğu bildirildi. Şirket, 2019’un dördüncü çeyreğinde 3,3 milyar dolar kar açıklamıştı. 

Amazon’un net karının 2020 yılı genelinde 21,3 milyar dolar olduğu kaydedilen açıklamada, hisse başına karının ise geçen yıl 41,83 dolar olduğu bildirildi. Amazon, 2019’da 11,6 milyar dolar kar etmişti.

Tesla 135 bin aracını geri çağıracak

ABD’li elektrikli otomobil üreticisi Tesla, “Model S” ve “Model X” araçlarındaki dokunmatik ekran sorunu nedeniyle 134 bin 951 aracını geri çağıracak.

ABD Ulusal Kara Yolu Trafik Güvenliği İdaresinden (NHTSA) yapılan açıklamada, Tesla’nın “Model S” ve “Model X” araçlarında yaşanan dokunmatik ekran arızası nedeniyle 134 bin 951 aracını geri çağırmayı kabul ettiği belirtildi.

NHTSA, 13 Ocak’ta Tesla’ya dokunmatik ekran arızasının güvenlik riski oluşturduğunun tespit edildiğine dair mektup göndermişti.

Mektupta, araçlardaki dokunmatik ekran sorununun arka görüş kameraları ve buz çözücülerin arızalanmasına neden olabileceği için güvenlik riski oluşturabileceğine dikkat çekilmişti.

Konuya ilişkin 12 binden fazla müşteri şikayeti, garanti talebi ve ekranlarla ilgili şikayetlerin bulunulduğu belirtilen mektupta, ekran sorununun Tesla’nın başka arızalardan daha önce geri çağırdığı araçların sayısından fazla araçta görülebileceği uyarısı yapılmıştı.

Su maymunlarının Trakya’daki habitatı genişliyor

Ana vatanları Güney Amerika olan su maymunlarının Trakya’daki habitatı genişliyor.

Doğu Avrupa’daki çiftliklerde kürkleri için yetiştirilen ve taşkınlarla Trakya’ya gelen su maymunlarının sayısı her geçen yıl artıyor.

Trakya Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Beytullah Özkan, AA muhabirine, su maymunlarının, postundan kürk yapılması amacıyla 1900’lü yıllarda Avrupa’ya getirildiğini söyledi.

Avrupa’dan Asya’ya kadar dağılım gösteren türün Kafkaslar üzerinden 1973 yılında Iğdır bölgesine geldiğini belirten Özkan, türün, Bulgaristan’daki çiftliklerden kaçarak nehirden geldiği Trakya bölgesinde ilk kez 1984’te görülerek kayıt altına alındığını ifade etti.

Tunca ve Meriç nehirlerinde görülmesinin ardından su maymununun 2000 yılına kadar Uzunköprü ve Saros bölgesinde dağılım gösterdiğini anlatan Özkan, şöyle konuştu:

“Bu yıldan itibaren Gala Gölü’nde görülmeye başlıyor. Gölde nüfusunu artırarak nehir sistemi vasıtasıyla Keşan’a, daha sonra Malkara ve Şarköy’e doğru dağılım gösteriyor. Kırklareli’nde de geçen yıl Şeytan Deresi bölgesinde görüldü. Bulunduğu alanda nüfusu arttığında dağılım gösteriyor. Dağılımını hem nehir boyunca hem dağlık alanlarda sürdürüyor. Su olmayan dağları bile rahat şekilde aşabiliyor.”

Özkan, sucul yaşama adapte olmuş kemiricinin etçil bir tür olmadığını, saz kökleri, yosun ve su çevresindeki otlarla beslendiğini ifade etti.

Su maymununun yılda 3 kez yavru verebildiğini belirten Özkan, “Popülasyonu insan ve yabani hayvan baskısı nedeniyle belirli bir seviyede kalıyor. Su maymunları günümüzde Trakya’nın tümüne dağılmış vaziyette.” diye konuştu.

Çin’de çocukların okulda telefon kullanması yasaklandı

Öğrenciler, okula girişlerinde telefonlarını görevlilere teslim edecek.

Genelgede kararın çocukların göz sağlığının bozulmasını ve internet bağımlılığını engellemek ve öğrencilerin derslerine odaklanmasını sağlamak için alındığı belirtildi.

Bakanlık öğretmenlerden de çocuklara cep telefonu üzerinden ödev vermekten vazgeçmelerini istedi.

Çin İnternet Ağı Bilgi Merkezi adlı kuruluşun 2019’da yayımladığı verilere göre, ülkede internet kullanıcılarının 175 milyonu 18 yaşın altında. Bu kişilerin yüzde 74’ünün kendi telefonları var.

Çinli yetkililer, internet kullanımının genç nüfusun sağlığını olumsuz etkilediğini, oyun bağımlığının da çocukların akıl sağlığına zarar verdiğini söylüyor.

2018’de göz sağlığı bozulan çocukların sayısında önemli bir artışın görüldüğü açıklanmış ertesi yıl da 18 yaşın altındakilere hafta içinde günde en fazla 90 dakika, hafta sonları ve tatillerde de üç saat oyun sınırlaması getirilmişti.

Çin’de halihazırda birçok okulda öğrencilerin cep telefonu kullanmasına izin verilmiyor. Daha önce bazı okullarda kuralları ihlal eden öğrencilerin telefonlarının diğer öğrencilerinin önünde parçalandığına dair haberler yayımlanmıştı.

Okullarda telefon kullanımı ülkede önemli bir tartışma konusu. Sina News tarafından yapılan bir ankete katılan 27 bin kişinin çoğu, cep telefonlarının zaten birçok okulda yasak olduğu için yeni bir düzenlemeye gerek olmadığını söyledi.

Bazı kişilerse, çocukların okul dışındaki saatlerde uzun süre telefon kullanmaya devam edebileceğini belirtti.

Fransa’da parlamentonun 2018’de onayladığı bir yasayla ilkokul ve ortaokullarda cep telefonları yasaklanmıştı.

İngiltere’de ise geçen yıl yapılan bir anket velilerin yarısına yakınının okullarda telefonların yasaklanmasını istediğine işaret ediyor. Ülkede telefon kullanımıyla ilgili kurallar okullara bırakılmış durumda.

Teknofest’in tanıtım toplantısı gerçekleştirildi

TEKNOFEST, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğünde, aralarında Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketleri, kamu, medya kuruluşları ve üniversitelerinin de olduğu 67 paydaş kurumla birlikte 21-26 Eylül’de İstanbul’da düzenlenecek.

T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, bir hayalle başlayan TEKNOFEST yolcuğunun artık dünya çapında büyük bir organizasyona dönüştüğünü belirterek, “Tüm ekibimizle geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimiz adına çok mutlu olduğumuzu ifade etmek isterim. Neredeyse 1 yıla yaklaşan salgın sürecini hep beraber yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Salgın sürecinde en çok ihtiyaç duyduğumuz hasletlerin iyilik, vicdan ve insanlık olduğunu bizzat yaşayarak tecrübe ettik. İnsanlığın son bir yılda kabuğuna çekilerek yaşadığı yalnızlık duygusu adeta iç dünyamızı sorguladığımız, vicdanımızı tarttığımız bir teraziye dönüştü. Salgının başlangıcında tüm dünyada ihtiyaç duyulan solunum cihazları için ülkeler birbirlerine siparişleri dahi engellediler. Hatta en basit, sarf malzemeleri bile birbirleriyle paylaşmadılar. Ülkemizin mühendislerinin ise hem kendi topraklarına hem de tüm insanlık ailesine nefes olabilmek için gecesini gündüzüne kattı ve çalıştı. ” diye konuştu.

Geliştirilen solunum cihazlarının hem Türkiye’ye hem de dünyaya nefes olduğunu vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Ülkemiz, medeniyetimizin adalet temelleriyle ve değerleriyle harmanlanmış Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu sayesinde dünyanın yaşadığı ben merkezi kaygılara teslim olmadan vicdanıyla hareket etti. Afrika’da tek bir solunum cihazına dahi sahip olmayan ülkelere bu cihazlar hediye edildi. İhtiyaç duyan ülkelere de ihraç edildi. Böylece genetik kodumuzun adeta bir parçası olan küresel adalet ve merhamet değerlerimizi örnek bir tavırla tüm dünyaya göstermiş olduk. Teknoloji, dönüşüm ve inovasyon hayatımızın her alanını sarsıcı bir şekilde etkiliyor. Bu dönüşüm salgın döneminde de durmadı, hızla ilerlemeye devam etti. Kovid-19’a karşılık ilk aşının Türk bilim insanları tarafından bulunmasıyla büyük gurur duyduk. Devinim hızı, bugünün oyun kurucularını da değiştiriyor. Arkada kaldığı, dezavantajlı olduğu düşünülen birçok girişime, projeye yeni fırsatlar sunuyor.”

“Milli Teknoloji Hamlesi, tüm Türkiye’nin ortak idealidir”

Bayraktar, aşı örneğinde olduğu gibi hızla ilerleyen gelişim sürecinin oyunu değiştirecek yeni aktörler doğurduğunu aktararak, “Ülkemizden de benzer çalışmalar çıkması bizim farklı alanlarda oyun kurucu bir güç haline inşallah getirecek. Bizler kainata ilk mesajı ‘Oku, yaradan Rabbinin adıyla oku.’ olan bir inancın kurduğu bir medeniyetin çocuklarıyız. İnancımız, medeniyetimizin ilerlemesi için dünyayı ve kainatı doğru okumamızı emrediyor. Hızla küreselleşen dünyada, teknolojide bazı şirketlerin dünya üzerindeki birçok ülkeden daha güçlü ve nüfuzlu hale geldiğini görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Vahşi kapitalizm”in dev teknoloji tekellerinin oluşmasına ve dünyayı dev tekellerin yönettiği bir yapıya zorladığına dikkati çeken Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sosyal medya kuruluş amacıyla baktığınızda, insanlığı birbirine yakınlaştıran, tüm dünyanın kolaylıkla iletişim kurmasını sağlayacak bir araç olarak icat edildi. Yaşadığımız son olaylar gösteriyor ki, bu mecra vakıf olamadığımız ajandalarıyla tekelleşmiş dev birkaç şirketin elinde kontrolsüz bir güce dönüşmüş durumda. İstiyorlar ki tek bir arama motoru, sosyal medya, büyük alışveriş sistemi ve daha büyük tekeller olsun. Dünya böyle bir noktaya evrilirken, bunu sadece seyrederek, teknoloji geliştirmekten uzak kalırsak egemenliğimizi dev şirketlerin tartışılır insafına teslim etmiş oluruz. Buna maruz bırakılmamak için Ay’a ilk çıkan insan olan Neil Armstrong’un söylediği sözlerden esinlenerek şunu söyleyebilirim. Şimdi küçük gibi görülen düzenlediğimiz teknoloji yarışmaları, gelecekte ahlaki değerleriyle dünyaya örnek olacak büyük teknoloji girişimlerini ülkemize kazandıracak gençleri inşallah yetiştirecek.

Bizler her zaman asıl kıymetin insan olduğuna inandık. Milli Teknoloji Hamlesi’ni de bu yüzyıldan alıp geleceğe taşıyacak en önemli unsur nitelikli, yetişmiş insan kaynağımız olacaktır. Ülkemizin birçok alanda tam bağımsızlığa, Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu ile sahip olacağına inanıyoruz. Milli Teknoloji Hamlesi, bilimsel ve teknolojik gelişmelerdeki tekelleşmeye karşı bir duruş ve güçlü bir itirazdır. Tüm dünyada giderek artan bir hastalık olan kutuplaşma, hem insanlığı hem de ülkemizi tehdit ediyor. Bu noktada, Milli Teknoloji Hamlesi, tek bir grubun, oluşumun veya siyasi fikrin değil hepimizin, tüm Türkiye’nin ortak idealidir. Hatta, eşitlik ve adalet limanına hep birlikte gitmemizi sağlayacak, mazlum coğrafyanın ve insanlık ailesinin buluştuğu büyük bir gemidir diyebilirim.”

“İnsanlık için büyük bir adım olarak gördüğümüz projelerinizi sabırsızlıkla bekliyoruz”

TEKNOFEST’in 2 yıl önce 2019’da Atatürk Havalimanı’nda 1 milyon 720 bin ziyaretçiyle dünya rekoru kırdığını vurgulayan Bayraktar, “Bizi bu rekordan öte mutlu eden en büyük gelişme, teknoloji yarışmalarına gelen başvuruların her yıl katlanarak artması oldu. İlk yıl 20 bin, ikinci yıl 50 bin ve geçen yıl da 100 bin olarak gerçekleştirdi. Geçen yıl salgın şartlarına rağmen, TEKNOFEST’in kalbi dediğimiz bu yarışmaları pandemiyle ilgili önlemleri alarak Gaziantep’te düzenledik. 2020’de teknoloji yarışmalarımıza 81 ilimizden 84 ülkeden 20 bin takım 100 bin genç başvurdu. Bu yıl, son başvuru tarihi olan 28 Şubat tarihine kadar bu rakamı geçeceğine yürekten inanıyorum.” dedi.

Bayraktar, TEKNOFEST bünyesinde her yıl daha fazla yarışma kategorisi açtıklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Tarihimizin en büyük ödüllü teknoloji yarışmalarını düzenliyoruz. Bu yıl da bazılarını ilk kez yapacağımız 35 farklı kategoride yarışmamız olacak. Toplumumuzda, teknoloji ve bilime duyulan ilgiyi artırmayı, Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını daha yukarıya taşımayı hedefliyoruz. Roketten otonom sistemlere, tarımdan su altı sistemlerine, biyoteknolojiden insanlık yararına teknolojilere kadar her alanda milli teknolojiyi geliştirme çabalarına destek olmayı istiyoruz. TEKNOFEST 2021’de salgının izin verdiği ölçüde, yine Atatürk Havalimanı’nda, havacılık ve akrobasi gösterileri, sürpriz yarışmalar, sergiler, eğitimler ve yatırımcılarla girişimlerin buluşacağı Uluslararası Girişim Zirvesi gibi oldukça geniş bir yelpazeden zengin aktiviteleri düzenlemeyi hedefliyoruz. ‘Fikrim, projem ve bunları hayata geçirecek takımım var’ diyen kardeşlerim, acele edin son tarih 28 Şubat. Bu tarihe kadar başvurularınızı tamamlamanızı, insanlık için büyük bir adım olarak gördüğümüz projelerinizi sabırsızlıkla bekliyoruz.”

“7’den 77’ye tüm milletimizi 21-26 Eylül tarihlerinde Atatürk Havalimanı’na bekliyoruz”

Tüm bu emeklerin, çalışmaların altında hayal edildiğinde gülümseten, içi ısıtan ideal bir dünyayı gerçek kılmanın yattığını anlatan Bayraktar, sözlerini şöyle tamamladı:

“Arzulanan böyle bir dünyaya sahip olmanın temelinde ise pusulası vicdan olan insanların bulunduğuna inanıyorum. İnsan olmanın en önemli şartı vicdanlı olmaktır. Vicdanlı bir insanın en önemli hasletleri ise adalet ve merhamet duygularına sahip olmasıdır. Bozkırın bilge kalemi olarak anılan Türk dünyasının önemli yazarı Cengiz Aytmatov’un da dediği gibi: ‘Bir insan için en zor şey, her gün insan kalabilmektir.’ Bugün insana dokunan her alanda faydasını hissettiren teknoloji ve bizim de büyük bir gayretle yıllardır uğraştığımız yapay zeka geliştirme çalışmaları gerçekten insanlık için bir ilerleme mi? Öncelikle bu soruya samimi cevap vermemiz ve tüm bu gelişmeleri insanlığın huzuru ve refahı için tesis etmemiz gerekiyor. Eğer insanlığın bugün yaşadığı, yarın karşısına çıkacak sorunlara adil bir çözüm bulamazsak, yaşlı dünyamızın geleceği maalesef pek de parlak görünmüyor.

Milli Teknoloji Hamlesi, tüm bu materyalist tavra karşı, her gün insan kalabilmek için çabalayan ülkemizin her bir ferdini, mazlum coğrafyaların ve insanlığın geleceğe ulaştıracağı büyük miras olacaktır. TEKNOFEST yolculuğuna ilk adımımızı atarken aklımızda tam da bu meseleler vardı. TEKNOFEST’i ülkemizin hayati bir meselesi olarak gördüğümüz teknoloji geliştirme seferberliğine çıkmak için başlattık. Mücadelemizin temelinde, dünyayı, kainatın içinde eşit, adil ve merhametli bir iyilik adasına dönüştürme çabası yatıyor. TEKNOFEST’in bu çabalarımızın dünya ile buluşma noktası olmasını istiyoruz. TEKNOFEST ekibi olarak 7’den 77’ye tüm milletimizi 21-26 Eylül tarihlerinde heyecanımıza ortak olmak için Atatürk Havalimanı’na bekliyoruz.”

“Bu yıl 19 farklı üniversitemiz TEKNOFEST’te paydaşımız”

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı ve TEKNOFEST İcra Kurulu Başkanı Mehmet Fatih Kacır da Kovid-19 salgını şartlarından dolayı TEKNOFEST eğitimlerini dijital ortama taşıdıklarını belirterek, etkinliğin her yıl ziyaretçi ve yarışmacı rekorlarını kırdığını ifade etti.

Gelecek dönemde TEKNOFEST Kariyer Portalı’nı güçlü bir şekilde hayata geçireceklerini bildiren Kacır, bundan böyle yarışmalara adım atan her gencin kariyer yolculuğunda yanlarında olacaklarını vurguladı.

Kacır, bugüne kadar gerçekleşen üç TEKNOFEST’te toplam 10 milyon liradan fazla maddi desteği ve 6 milyon TL’den fazla ödülü yarışmacılara sunduklarını belirterek, yarışmacıların başarılarının Türkiye sınırlarını aştığını görmekten gurur duyduklarını dile getirdi.

TEKNOFEST’İN bu yıl merkezinin Atatürk Havalimanı olsa da yurdun çeşitli noktalarında yarışmalar düzenleyeceklerini belirten Kacır, “Üniversitelerimiz paydaşlarımızdan olmasını çok önemsiyoruz. Biz üniversite öğrencilerimizin ülkemizin geleceği için çalışmasını istiyoruz. Onları sokaklarda değil, işte TEKNOFEST yarışmalarında, laboratuvarlarda Ar-Ge projelerinde görmek istiyoruz. Bugüne kadar bize en büyük desteği üniversitelerimiz verdi. Her yıl yeni üniversitelerimiz TEKNOFEST ailesine katılıyor. Bu yıl 19 farklı üniversitemiz TEKNOFEST’te paydaşımız.” diye konuştu.

“Festival bu yıl gündem belirleyecek, gençlere heyecan verecek”

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir de TEKNOFEST gibi milli teknoloji hamlesine katkı veren bir organizasyonun paydaşı olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Festivalin bu yıl gündem belirleyecek etkinliklerle gençlere heyecan vereceğini ifade eden Demir, “TEKNOFEST, gelişen ve güçlenen Türkiye’nin daha etkin şekilde varlık göstermesine büyük katkı sağlayacak pek çok unsurun ortaya çıkarılmasında öncü rol oynayacak aktörlerin doğmasına imkan sağlayan bir zemin hazırlamaktadır. Neslimizden aldığımız enerji ile küresel güç vizyonuna ulaşmak için, çok çalışmaya ve durmadan üretmeye devam etmeliyiz.” diye konuştu. 

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ise TEKNOFEST’in 3 yılda küresel kimlik kazandığını belirterek, “Dünyanın en önemli bilim, teknoloji ve uzay festivalleri arasına girdi ve doğduğu yere İstanbul’a döndü. İstanbul’umuzda bu dev organizasyona 2021’de yeniden ev sahipliği yapmaktan büyük sevinç ve heyecan duyuyoruz. Türkiye’nin istikbaline, medeniyetimizin baş şehri İstanbul’dan omuz veriyoruz. ” değerlendirmesinde bulundu.

TEKNOFEST’in paydaşlarının üst düzey yöneticilerinin de hazır bulunduğu etkinliğe, TEKNOFEST’in Global İletişim Ortağı olan AA’nın Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Yayın Yönetmeni Metin Mutanoğlu da katıldı. Etkinlik, paydaşların yöneticilerinin hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

Yapay zekadan su altı sistemlerine, teknolojinin her alanında yarışmalar yapılacak

Toplantıda verilen bilgiye göre, toplumun her kesiminden binlerce gencin merakla beklediği ve ilgiyle takip ettiği TEKNOFEST Teknoloji Yarışmaları’na geçen yıl 81 il ve 84 ülkeden 20 bin 197 takım, 100 bin genç başvuruda bulundu.

Bu yıl da yine ilkokul seviyesinden ortaokul, lise, üniversite, lisansüstü ve mezun seviyesine kadar her düzeyden nitelikli binlerce genç, hayallerini gerçekleştirmek için birbirinden farklı kategorilerde düzenlenen TEKNOFEST Teknoloji Yarışmaları’na 28 Şubat’a kadar başvurabilecek. 

Her yıl bir önceki yıla göre daha fazla yarışma kategorisinin açıldığı ve Türkiye tarihinin en büyük ödüllü teknoloji yarışmaları olan TEKNOFEST Teknoloji Yarışmaları bu yıl 35 farklı kategoride düzenleniyor. TEKNOFEST 2020’den farklı olarak, Karma Sürü Simülasyon, İletişim Teknolojileri, Savaşan İHA, Yapay Zeka, Kültür ve Turizm Teknolojileri, Lise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri, Tarımsal İnsansız Kara Aracı, Sanayide Dijital Teknolojiler Yarışmaları ilk kez düzenleniyor.

Gençlerin milli teknoloji üretme ve geliştirme konusunda ilgilerinin artırılması hedeflenerek bu alanlarda çalışan binlerce gencin projesine destek olmak için bu yıl ön eleme aşamasını geçen takımlara toplamda 5 milyon TL’nin üzerinde malzeme desteği sağlanıyor. TEKNOFEST’te yarışıp dereceye girmeye hak kazanan takımlar ise  5 milyon TL’nin üzerinde ödülün sahibi olacak.

21-26 Eylül tarihleri arasında  İstanbul’da gerçekleşecek olan TEKNOFEST’e başvurular “https://teknofest.org/yarismalar.html” adresinden gerçekleştirilebiliyor.

İngiltere’deki koronavirüs varyantının yeniden mutasyona uğradı

Bazı örneklerde yapılan testlerde Güney Afrika ve Brezilya’da görülen E484K mutasyonuna rastlandı.

Uzmanlar, bu değişimin aşıların etkinliği etkileyebilecek olmasına karşın, ülkede kullanan aşıların hâlâ sonuç vereceğini söylüyor.

Covid-19’dan ölenlerin sayısının 106 bini geçtiği İngiltere’de son dönemde virüsün yayılmasını önlemeye yönelik çabalar hız kazandı.

Virüsün Güney Afrika varyantı için açıl test programı başlatılırken yeni seyahat yasakları devreye kondu.

Uzmanlar, İngiltere’de E484K mutasyonun görüldüğü çok az varyant vakası olduğunu söylüyor.

Bilim insanlarına göre, bu durum bu varyantın tüm versiyonlarında mutasyon olduğu anlamına gelmiyor.

Yeni varyantların ortaya çıkması ya da bunların değişmeye devam etmesi beklenmedik bir şey değil.

Tüm virüsler, çoğalırken mutasyona uğruyor.

Leicester Üniversitesi’nden virüs uzmanı Dr. Julian Tang, insanların karantina önlemlerine uymaya devam edip virüsün daha fazla mutasyon geçirmesine fırsat vermemesi gerektiğini söyledi.

Dr. Tang, “Aksi halde virüs sadece yayılmaya devam etmez evrim de geçirir. Virüsün yayılması, yeni ortaya çıkan varyantlar için bir ‘erime potası’ olur” dedi.

Bazı araştırmalar, E484K’nın virüsün antikorlar olarak bilinen bağışıklık sisteminden kaçmasına yardım edebileceğine işaret ediyor.

Fakat Moderna aşısının ilk sonuçları, aşının bu mutasyonun görüldüğü varyantlarda da etkili olduğunu gösteriyor. Ancak bağışıklık tepkisinin eskisi kadar güçlü ya da uzun süreli olmayabileceği vurgulanıyor.

Yakında onay alması beklenen Novavax ve Janssen’in aşılarının da koruma sağlayabileceği belirtiliyor.

Uzmanlar, en kötü olasılıkla gerekmesi halinde aşıların birkaç hafta ya da ay içinde yeniden tasarlanabileceği ya da üzerinde küçük değişiklikler yapılabileceğini söylüyor.

Uzmanları sevindiren bir nokta ise varyantların birbirinden ayrışmak yerine benzer şekilde mutasyon geçirmeleri.

Cambridge Üniversitesi’nden Prof. Ravi Gupta, “Bu, bize (virüslerin) tercih ettikleri bazı yollar olduğunu gösteriyor. Bu yolları aşıyla kapamak için çalışabiliriz” dedi.

 

Üniversiteliler 6 kilometre menzilli roket geliştirdi

Elektrik-Elektronik ile Makine Mühendisliği bölümleri öğrencileri, uzaya roket gönderme hayallerini gerçekleştirebilmek adına 2018 yılında “1,5 Adana Roket Takımı”nı kurdu.

Zamanla çalışmalarını derinleştiren ve Milli Teknoloji Hamlesinden esinlenen öğrenciler, üniversitedeki atölyelerinde 6 kilometre menzile ulaşan roket geliştirdi.

Gençler, geliştirdikleri roketi gerekli izinleri aldıktan sonra Tuz Gölü’nde denedi ve başarılı sonuçlara ulaştı. 

Roketle, TEKNOFEST’e katılıp şampiyon olmayı hedefleyen genç mühendis adayları, çalışmalarını üniversite bünyesindeki atölyelerinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri çerçevesinde sürdürüyor.

“Yüksek irtifa roketi yaptık”

Makine Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi ve takım kaptanı Ali Kaya, Tuz Gölü’nde yapılan roket atışlarında başarılı sonuçlar aldıklarını söyledi.

Takım ruhuyla çalışarak daha fazla başarı elde etmek istediklerini belirten Kaya, “Bu roketlerin öncelikle tasarımını yaptık ve analizlere başladık, doğru sonuçlara ulaştıktan sonra üretimini tamamladık.” dedi.

Kaya, ilk roket atışını 2019’da gerçekleştirdiklerini ifade ederek, “6 kilometre menzile ulaşabilen 3 metre boyunda yüksek irtifa roketi yaptık. Biz üretmeyi seven ve Milli Teknoloji Hamlesine destek veren gençleriz. Büyüklerimizden bize destek olmalarını istiyoruz.” diye konuştu.

Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencisi ve takım üyesi Hüseyin Karaduman da roketlerinin, atmosfer araştırmalarına ve uydu çalışmalarına katkı sağlayabileceğini anlattı.

Çalışmalarını daha da geliştirmeyi hedeflediklerini aktaran Karaduman, “Ülkemizde uzay çalışmalarının hız kazanmasıyla birlikte genç Türk mühendislerin bu alanlara yönlenmesi ve Türk uzay araştırma sanayisinin geliştirilmesi için çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

Karaduman, küçük yaşlardan itibaren roketlere ilgi duyduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Uydularımızı atmosfere gönderirken roketleri kullanıyoruz ve bizim yaptığımız model roketçilik bunun ilk aşaması oluyor. Model roketçilikte bu işin teknik detaylarını tam olarak öğrenip ileride süper güç roketlerine geçmek istiyoruz. İleride biz de kendi uydumuzu uzaya gönderecek roketler üretebiliriz, asıl amacımız bunu başarmaktır.”