Trendyol indirim kodu kullanan tüketiciler daha az ödüyor

Online alışveriş yapanların son yıllarda en gözde platformlarından biri olan Trendyol dev indirimler, kampanyalar ve ücretsiz kargo seçenekleri ile tüketicilerin binlerce ürüne benzersiz fiyatlara sahip olmasını sağlıyor.

İnternetten alışveriş yapan milyonlarca tüketicinin her zaman ilk tercihlerinden biri olan Trendyol ucuz ve hesaplı alışveriş fırsatları ile tüketicilere her zaman keyifli ve bütçe dostu alışveriş deneyimi yaşatıyor.

Kampanya ve indirimlerin eksik olmadığı Trendyol’da her ürünü benzersiz fiyatlara satın almak mümkün oluyor. Trendyol’dan yapacağı alışverişlerde önceden edindiği Trendyol indirim kodu ya da Trendyol kupon kullananlar diğer tüketicilere göre çok daha az ödeyerek keyifli bir alışveriş fırsatına sahip oluyor.

Türkiye’de en fazla indirim kodu, hediye çeki kullandıran markaların başında gelen Trendyol, indirim kodu arayan tüketicilerin internette en çok araştırdığı marka oluyor. İnternette yapılan Trendyol kupon kodu, Trendyol hediye çeki gibi aramalar gün geçtikçe daha fazla artıyor. Ücretsiz ve geçerli bir Trendyol promosyon kodu bulan tüketiciler Trendyol alışverişlerinde daha az ödeyerek daha fazla ürüne sahip olabiliyor. Trendyol, günümüzde birçok tüketici için indirim ve kampanyalı alışveriş dendiğinde ilk akla gelen marka olduğu için güncel Trendyol kupon kodları aramaları ile ilgili aramaların daha da artacağını söylemek yanlış olmayacak.

Trendyol indirim kuponu kullanın, daha az ödeyin

Trendyol kampanya kodu, Trendyol indirim kuponları konusunda en zengin ve güncel fırsatları tüketicilerin kullanımına sunan AleRarabat https://alerabat.com/tr/indirim-kodu/trendyol linkinde markaya ait en güncel kampanyalar, indirimler, ücretsiz kargo seçenekleri hakkında son gelişmeleri listeliyor. Böylece anında indirim fırsatlarından faydalanmak isteyen tüketicilerin sıkça ziyaret ettiği platformlardan biri olmayı başarıyor.

Trendyol’daki butiklerin belirli gün ve süre boyunca indirimli kampanyaları sıkça göze çarpıyor. Örneğin alışveriş yapmayı düşündüğünüz bir giyim butiğinin düzenlediği indirim ve kampanyaları 2 ile 3 gün arasında değişiyorsa bu süre içinde beğendiğiniz parçayı indirim fırsatını kaçırmadan almalısınız. Beğendiğiniz ürünün fiyatı butiğin düzenlediği kampanyalara rağmen yine size fazla geldiyse o zaman hemen AleRabat’ta güncel bir trendyol indirim kodu aramak seçeneğini kullanabilirsiniz.

Sıkça duymanıza rağmen Trendyol’dan henüz alışveriş yapmamış ya da düzenli alışveriş yaptığınız halde Trendyol indirim kodları kullanmayan tüketiciler arasındaysanız iki adımda Trendyol indirim kuponu kullanarak keyifli ve ucuz alışveriş deneyimini yaşayabilirsiniz.

AleRabat’tan Trendyol’da kullanacağınız güncel indirim kodu seçip kopyalamak, kodu Trendyol’un ödeme sayfasında ilgili alana kopyalamak. Bu işlem sonrası Trendyol alışveriş sepetindeki tutarın hemen düştüğünü fark edeceksiniz. Bu işlemli Trendyol’dan yapacağınız her alışverişte uygularsanız ciddi indirimler ile birçok ürünle sahip olmanın tadını çıkaracaksınız.

Yaklaşan Black Friday ve Cyber Monday Trendyol indirimlerini de AleRabat’tan takip edebilir ve bu özel günlerde çok daha ucuza dilediğiniz ürünleri Trendyol’dan satın almak için güncel Trendyol promosyon kodları bulabilirsiniz.

Sahte web sitesiyle aşı olmak isteyenler tuzağa düşürülüyor

Resmi kuruluşların isimlerini kullanarak veya sitelerini taklit ederek gerçekleşen oltalama (phishing) çabaları, Covid-19 sürecinde tüm hızıyla devam ediyor. Daha önce Türkiye’deki e-devlet kullanıcılarını hedef alan bir oltalama çabasını tespit eden siber güvenlik uzmanları, yine Türkiye’yi hedef alan bir bankacılık truva atını belirledi.  

ESET Kıdemli Güvenlik Araştırmacısı Lukas Stefanko’nun tespitine göre, Cerberus olarak adlandırılan bu kötü amaçlı yazılım, Sağlık Bakanlığı resmi web sitesini taklit ederek Covid-19 aşısı ile ilgili  sahte web sitesinde gizleniyor.  

Cerberus aslında yeni bir zararlı da değil. ESET, çeşitli yeteneklere sahip bu zararlıyı daha 2019 yılında ve 2020 yılında da tespit etmişti. 

Nasıl korunmalı?  

ESET kullanıcılarının bu zararlıya karşı koruma altında olduğunu aktaran Kıdemli Güvenlik Uzmanı Lukas Stefanko, bu tür oltalama çabalarının ağına düşmemek için şu önerilerde bulunuyor:  

Yapay zeka gelecekte salgınlarla savaşta önemli olacak

Önsüz, yaptığı yazılı açıklamada, ESOGÜ araştırma görevlileri Dr. Feyza Nehir Öznur Muz ve Dr. Ali Kılınç ile “Kovid-19 Pandemisinde Yapay Zekanın Kullanımı” adlı makale yazdıklarını aktararak, yapay zekanın öngörüsü yüksek, temel sağlık hizmetlerini destekleyici politikalar yürütülmesine olanak sağlayabileceğini ifade etti.

Yapay zeka ve robotların sağlık sisteminin bir parçası haline geldiğine dikkati çeken Önsüz, yapay zekanın hava kirliliği epidemiyolojisi, su
mikrop tespiti, yaşlı bakımı izleme gibi çok geniş yelpazede kullanım olanağı bulunduğunu kaydetti.

Özellikle ilaç geliştirme sanayisinde yapay zeka sayesinde gelişme ve keşifleri takip etmenin işlem süreçlerini kolaylaştırdığını aktaran Önsüz, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Yapay zeka Kovid-19’a karşı erken uyarı sistemi, izleme ve tahmin, veri kontrol panelleri, tanı ve prognoz, tedaviler ve sosyal hayat kontrolünde kullanılabilir. Tabii veri gizliliğini koruma ile halk sağlığını gözetme arasında dikkatli bir denge kurulması gerekiyor. Makalemizde de kimlerin bulaşıcı olduğuna dair toplanan verilerin temaslı takibini kolaylaştırdığına ve yapay zekayı olumlu yönde geliştirmenin önemine dikkati çektik. Yapay zeka salgın esnasında hızla artan vaka sayısı sebebiyle sağlık çalışanlarının artan iş yükünü azaltmak için de kullanılabilir. Veri analizleri sayesinde bilgiler güncel tutulabilir. Yoğun enfeksiyon bölgeleri taranarak hastane doluluk, yatak ve sağlık çalışan sayısına olan ihtiyacı tahmin ederek olası krizleri çözmede kullanılabilir. Yapay zeka gelecekte sağlık yönetiminde hayatımızı kolaylaştırarak, tüm salgınlara karşı savaşmak için önemli bir teknoloji haline gelecektir. Birçok hastalıkla mücadelede sosyal ve ekonomik zararları minimumda tutan, öngörüsü yüksek, temel sağlık hizmetlerini destekleyici politikalar yürütülmesine de olanak sağlayacaktır.”

Starship mekiği ikinci kez iniş sırasında patladı

SpaceX’in, Teksas eyaletindeki Boca Chica deneme sahasında yürüttüğü testte, yaklaşık 10 bin metre irtifaya çıkan kurşun biçimli çelik konstrüksiyon mekik, havada yatay pozisyon aldıktan sonra alçalmaya başladı.

Alçalma manevrası sırasında yere yaklaşırken yeniden dikey pozisyon alamayan 50 metrelik mekik, yere temas etmesinin ardından patladı.

Mekiğin 10 Aralık’ta yapılan ilk test fırlatışı da inişte patlamayla sonuçlanmıştı.

SpaceX, Starship’i insanlı Ay ve Mars seferlerinde kullanmayı amaçlıyor.

‘Türkiye’de milli, özgün üretim modeli var’

Bayraktar, burada yaptığı konuşmada, 2003 yılında ufak bir girişim olan Baykar’la Türkiye’de milli ve özgün insansız hava aracı teknolojisinin geliştirilmesine yönelik bir girişimi başlattıklarını söyledi.

Türkiye’de savunma sanayi ekosisteminin geliştirilmesi adına kurulan SAHA İstanbul’un sadece savunma odağında değil sanayi açısından da Türkiye’nin en büyük sanayi kümelenmesi olduğunu belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Malumunuz savunma sanayi çok kendine has dinamikleri olan bir sektör. Ülkelerin jeopolitik durumuna göre değişen dengelerin yer aldığı politik dengelerin yer aldığı. Yani bir sistemin geliştirilmesi için tedarikinden, üretimine, satışına bütün süreçlerin kontrollü bir şekilde yürütüldüğü belli ihracat izinlerine tabi olduğu bir alan. Müşteri tarafı devlet otoriteleri. Her istediğiniz ürünü, her istediğiniz ülkeden, istediğiniz şartlarda alamıyorsunuz. Üretseniz de bunun satışı belli izinlere tabi.”

Bayraktar, savunma alanında yapılan harcamaların yüzde 80’inin dünyanın GSYİH en büyük 20 ülkesi tarafından gerçekleştirildiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Bu ülkelerin kendi içindeki dağılımlarına baktığımız zaman mesela bugün Amerika dünyadaki tüm savunma harcamalarının yüzde 40’ını yapıyor. En son onların savunma bütçesi 742 milyar dolar olarak açıklandı. Amerika’yı şu an yükselen bir trend olarak Çin takip ediyor. O da dünyada savunma harcamalarının yüzde 14’ünü teşkil ediyor sonrasında Hindistan ve Rusya olarak bu büyüklük devam ediyor. Türkiye’nin bu savunma harcamaları içerisinde yerine baktığımız zaman dünyada bugün 2 trilyon dolara yakın bir savunma harcaması varsa Türkiye 20 milyar dolar seviyesiyle yüzde 1’lik bir pay içerisinde.”

Türkiye’de 90’lı yıllarda gerçekleştirilen savunma harcamalarında yurt dışı alımların yoğun olduğunu belirten Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü

“Savunma öyle bir alan ki bu büyük ülkeler aynı zamanda bunları ihraç ediyor. ihracattan da kendi ekonomilerine katkı sağlayarak kendi şirketlerini daha sürdürülebilir hale getiriyorlar.Dünyada takribi olarak 400-450 milyar dolar civarında yıllık savunma silah sistemlerinin ihracat pazarı olduğu görülüyor. En büyük silah ihracatı yapan ülke Amerika.”

Bayraktar, silah üreticisi ülkelerin kendileri için silah üretmesinin yanı sıra kendilerinin politik etki alanına sahip oldukları ülkelere de silah sistemlerini ihraç ettiklerine dikkati çekerek, “İki rakip ülkeye aynı sistemi ihraç ederek o iki rakip ülke birbiriyle mücadele ederken ekonomik anlamda kendi ülkesine şirketine bunun katkı sağladığını görüyoruz. İthalata baktığımız zaman dünyanın en büyük silah üreticileri en büyük ithalatçıları değil. Çünkü onlar daha çok ihraç ediyorlar. O sistemleri geliştiremeyen ülkelerin en büyük ithalatçı olduğunu görüyoruz.” dedi.

90’lı yıllarda Türkiye’nin GSYİH’nın yüzde yaklaşık yüzde 4’ünün savunma harcamalarına gittiğini belirten Bayraktar bunun 2000’li yıllardan sonra azaldığını kaydederek, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Özellikle 2008 ve sonrasında bunun yüzde 2’lere kadar düştüğünü ve son 3-4 yılda da yüzde 2,5 seviyelerine çıktığını görüyoruz. Bunu aktarmamın temel nedeni şu; özellikle son 15 yılda Türkiye’de milli özgün üretim modeli var. Belki kamuoyunda çok yer alıyor savunma alanındaki elde edilen sonuçlar ama bu GSYİH içerisindeki oranına baktığınız zaman bundan 30 yıl önceye göre daha az ve çok daha yüksek yerlilik oranıyla. Dolayısıyla bu harcamalar ülke içerisinde kalmış oluyor. Türkiye’nin 70 ve 79 yılları arasında askeri ve savunma harcamalarının yüzde 50’si ithalat. Daha sonra bunun 1980-1990 arasında bir tık daha azaldığını, 1990-2000 arası daha da azaldığını ama 2000 ve sonrasında yüzde 10’nun altına düştüğünü görüyoruz.Yani Türkiye’nin savunma harcamalarını 20 milyar dolar olarak ifade edersek yüzde 10 yani yaklaşık 2 milyar dolar civarında bir ithalat olduğunu görüyoruz.”

Teknoloji geliştirme bölgelerinde vergilerden istisna süresi uzatıldı

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Buna göre, başvuruları değerlendirmek üzere Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı temsilcisi başkanlığında, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, YÖK Başkanlığı, TÜBİTAK, TOBB, KOSGEB,  Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından belirlenecek teknoloji konusunda faaliyet gösteren, en az biri özel kuruluş olmak şartıyla iki kurum veya kuruluştan birer temsilcinin katılımıyla Değerlendirme Kurulu oluşturulacak. Değerlendirme Kurulu toplantılarına, genel müdür dışında yöneticiler de başkanlık edebilecek.

Bölge ilanından sonra kurulacak yönetici şirketin, belirtilen yükümlülüklere uygun faaliyet göstermesini temin için esas sözleşmesi ile bu sözleşmede yapacağı değişikliklerin izlenebilmesi amacıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı izni şartı getirilecek. 

Teknoloji geliştirme bölgesi yönetici şirketi tarafından bölge alanları dışında Değerlendirme Kurulunun kararı üzerine Bakanlıkça izin verilmesi halinde kuluçka merkezi açılabilecek.

Bölgelerde altyapı, idare binası, Ar-Ge binası, atölye ve kuluçka merkezi inşasıyla atölyelerde kullanılacak makine, ekipman ve yazılımlarla Ar-Ge ve yenilik faaliyetleriyle tasarım faaliyetlerini desteklemeye yönelik yönetici şirketçe yürütülen veya yürütülecek kuluçka programları, teknoloji transfer ofisi hizmetleri ve teknoloji iş birliği programlarıyla ilgili giderler, yardım amacıyla Bakanlık bütçesine konulan ödenekle sınırlı olmak üzere karşılanabilecek.

Bölgelerde yer alan firmalara, istihdam ettikleri doktora öğrencisi Ar-Ge personeli için 2 yıl süreyle ve stajyer istihdam edenlere, Bakanlık bütçesine konulacak ödenekle sınırlı olmak üzere destek sağlanacak.

1 Ocak 2022’den itibaren yıllık beyanname üzerinden istisna edilen kazançlarının tutarı 1 milyon lira ve üzerinde olan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri tarafından, bu tutarın yüzde 2’si pasifte geçici bir hesaba aktarılacak. Aktarılması gereken tutar yükümlülüğü, yıllık bazda 20 milyon lirayla sınırlı olacak. Bu tutarın, geçici hesabın oluştuğu yılın sonuna kadar Türkiye’de yerleşik girişimcilere yatırım yapmak üzere kurulmuş girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması veya girişim sermayesi yatırım ortaklıkları ya da bu kanun kapsamındaki kuluçka merkezlerinde faaliyette bulunan diğer girişimcilere sermaye olarak konulması şart olacak.

Teşviklerin süresi uzatılıyor

 Yönetici şirketlerin elde ettikleri kazançlar ile bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin münhasıran bu bölgedeki yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları, 31 Aralık 2028’e kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesna olacak. Söz konusu süre daha önce 31 Aralık 2023 olarak belirlenmişti.

Gelir vergisi stopajı ve sigorta primi işveren hissesine ilişkin teşviklerden yararlanacak destek personeli sayısı, Ar-Ge ve tasarım personeli sayısının yüzde 10’unu aşamazken, toplam personel sayısı 15’e kadar olan bölge firmaları için bu oran yüzde 20 olarak uygulanacak.

Elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı, nitelikli sertifika verdiği kişilerin kimlik bilgilerini Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı vasıtasıyla uzaktan güvenilir bir biçimde tespit etmişse nitelikli sertifikayı kimlik kartına uzaktan güvenilir bir biçimde yükleyebilecek.

Elektronik mühür oluşturma amacıyla ilgili mühür sahibinin rızası veya talebi dışında, mühür oluşturma verisi veya mühür oluşturma aracını elde eden, veren, kopyalayan ve bu araçları yeniden oluşturanlar ile izinsiz elde edilen mühür oluşturma araçlarını kullanarak izinsiz elektronik mühür oluşturanlar 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 50 günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılacak. Suçun elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı çalışanları tarafından işlenmesi halinde, bu cezalar yarısına kadar artırılacak.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesinden teknoloji, teknolojik üretim ve yenilik faaliyetlerini desteklemek amacıyla girişim sermayesi fonlarına destek bütçesi aktarılabilecek.

Airbus, Ay yörüngesindeki transfer aracı için kolları sıvadı

Airbus, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından bir “Moon Cruiser” için CLTV (Cis-Lunar Transfer Vehicle) çalışmasıyla ödüllendirildi. Araştırma konsepti (iki paralel Aşama A / B1), CLTV, gelecekteki Artemis Ay görevlerinin uygulanmasında NASA ve ESA’ya zamanında ve verimli destek sağlayabilen çok yönlü, otonom bir lojistik araç olmakla birlikte mevcut ve kanıtlanmış teknolojilere dayanacak ve çok amaçlı European Large Logistic Lander’ı (EL3) tamamlayacak. 

Ay’a iniş ve gelecekte inşa edilecek Ay uzay istasyonu Gateway’in kurulması da dahil olmak üzere Ay görevlerinin yerine getirilmesi, uluslararası topluluk için karmaşık ve zorlu bir görev. Kesin olarak planlanmış bir tedarik zinciri ve lojistik misyonları gerektiriyor. Airbus Moon Cruiser konsepti, bu zorlukları çeşitli şekillerde destekliyor:

Gateway lojistiği: CLTV, Ay yörüngesinde yakıt taşıma ve ikmali kargo taşıma gibi misyonu iki ana destekleyici NASA (Amerika Birleşik Devletleri) ve ESA (Avrupa) liderliğindeki uluslararası proje Gateway’e ulaştırabilir. Ay’da sürdürülebilir bir varlığı ve ötesinde keşifleri NASA’nın Artemis programının bir dayanağı olarak destekliyor.

Büyük Ay Modülünün Düşük Ay Yörüngesine Taşınması: CLTV’nin, daha büyük ve daha kapsamlı hizmetlerle iniş ve çıkış görevlerini gerçekleştirmek için Gateway ile alçak ay yörüngesi arasında iniş veya çıkış aşamasını gerçekleştirmesi gerekiyor.

CLTV’nin çok yönlülüğü, LEO’daki ISS sonrası yörünge altyapısına yönelik görevleri ve GEO satcom hizmeti alanındaki görevleri desteklemesine de olanak tanıyacaktır.

CLTV’nin tasarımı, birden fazla görev türünün tek bir araçla gerçekleştirilmesine izin vermekle birlikte çeşitli fırlatıcılarla uyumlu. Şirketin çözümü, Orion Avrupa Hizmet Modülü (ESM) de dahil olmak üzere ESA için Airbus tarafından inşa edilen İnsan Uzay Uçuşu ve Keşif için geniş bir görev ve araç tasarım portföyüne dayanan ve uzaya toplam yaklaşık 30 ton kargoyu taşıyan beş başarılı Otomatik Transfer Aracı (ATV) da dahil olmak üzere olgun, çok yönlü ve modüler bir konsept. 

CLTV, Ariane 6 ile fırlatılabilir ve 4,5 tonun üzerindeki bir modülü Gateway’e taşıyabilir. Avrupa Uzay Ajansı ESA, on yılın ikinci yarısında CLTV’yi konuşlandırmakla birlikte, CLTV’nin Ay’a doğrudan uçuşu sırasında kelimenin tam anlamıyla “seyir” etmesini planlıyor. 

Hedef, 2027’de başlaması amacıyla 2022’de bir sonraki Bakanlar Konseyi’nde CLTV’nin uygulama aşamasını (B2 / C / D) doğrulamak. 

Şirket, gelecekteki NASA uzay araştırmalarının merkezi uzay aracı olan yeni NASA uzay aracı Orion için ESA için Avrupa Hizmet Modülünü inşa ediyor. İlk hizmet modülü, Airbus tarafından NASA’ya teslim edildi. İkinci hizmet modülü ise şu anda Bremen’deki Airbus’ta inşa ediliyor. 2021 yılında astronotsuz test uçuşu Orion’un ilk fırlatılma işleminde, Orion’un ay yörüngesine götürülmesi ve Artemis I görevi kapsamında Dünya’ya geri dönmesi planlanıyor.

İTÜ’nün 16 yılda tasarladığı 6 küp uydu yörüngede yerini aldı

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Uzay Sistemleri Tasarım ve Test Laboratuvarı (USTTL) Sorumlusu Prof. Dr. Alim Rüstem Aslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, küp uyduların yaklaşık 20 yıl önce uzay mühendisliği öğrencilerine eğitim yaptırmak için hayata geçirildiğini söyledi.
Öğrencilerin uyduların planlanmasından fırlatılmasına kadar bütün aşamalarında yer aldığını, 2009’da Türkiye’nin ilk küp uydusunun tasarımını tamamladıklarını belirten Aslan, “Tasarladığımız ‘İTÜpSAT1’ isimli küp uydu, 23 Eylül 2009’da uzaya gönderildi. İlk sinyallerini İTÜ’de kurulan ‘İTÜ-USTTL’ yer istasyonu ve Uydu Haberleşmesi ve Uzaktan Algılama Merkezi’ne gönderdi.” diye konuştu.

Prof. Dr. Aslan, İTÜpSAT1’ın 11 yılı aşkın süredir sinyal göndermeye devam ettiğini, tasarlanan ilk uydunun tüm testlerinin İTÜ laboratuvarlarında yapıldığını ifade ederek, şöyle devam etti:

“Uzaya gönderilen ilk küp uydunun ardından, yeni küp uydu tasarımlarına devam ettik. İTÜ olarak 16 yılda tasarladığımız 6 küp uydunun yörüngeye yerleşmesini sağladık ve üniversite olarak bu alanda büyük bir insan kaynağını yetiştirme başarısı gösterdik. Yakın zamanda ise ASELSAN ve İTÜ iş birliğiyle geliştirilen 3U küp uydu ASELSAT uzaya gönderildi. Bu uydu, SpaceX’in roketiyle görev yapacağı yörüngesine başarıyla yerleştirildi. Tek bir fırlatmada aynı anda 143 uydunun yörüngeye bırakılmasıyla bu alanda yeni bir dünya rekoru kırılmış da oldu. İTÜ olarak böyle bir projenin parçası olmaktan kıvanç duyduk. Geliştirdiğimiz 6 küp uyduyu da yerli ve milli imkanlarla tasarladık. Küp uydunun nasıl görüneceğinden uçuşuna kadar her şeyi proje ortaklarımız ile birlikte gerçekleştirdik.”

Yedinci uydu “SharjahSat-1” yolda

Prof. Dr. Aslan, yedinci küp uyduyu Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Sharjah Üniversitesi için “SharjahSat-1” adıyla geliştirdiklerini, proje kapsamında üniversitenin küp uydu grubuna, uydu tasarımı, testleri, haberleşmesi ve yer istasyonları başlıklarında eğitimler verildiğini bildirdi.
Uydu geliştirme çalışmalarının karşılıklı yapıldığını, testlerin ise İTÜ’de gerçekleştirileceğini belirten Aslan, küp uyduların kısa sürelerde ve uygun maliyetle tasarlanarak üretilebildiğini kaydetti.

Aslan, Birleşik Arap Emirlikleri için tasarladıkları küp uydunun 3U boyutunda ve kullanım alanlarının geniş olduğunu dile getirerek, “Uygun maliyetleri nedeniyle küp uydular çok sayıda geliştirilip yörüngeye takımlar halinde yerleştirilebildiğinden, çok daha sık veri topluyor. Böylece yörüngede zamansal çözünürlüğü de küp uydu sayesinde artıyorsunuz.” şeklinde konuştu.

MEB Uluslararası Robot Yarışması ne zaman yapılacak?

MEB koordinesinde Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), Türkiye Teknoloji Vakfı (TEKNOFEST) ve Türk İşbirliği Koordinasyonu Ajansı Başkanlığı (TİKA) iş birliğinde her yıl farklı bir şehirde düzenlenen Uluslararası MEB Robot Yarışması’nın 14’üncüsü, geçen Şanlıurfa’da planlanmış ancak Kovid-19 salgını nedeniyle ertelenmişti.

Yarışma bu yıl, geçen yıl belirlendiği üzere UNESCO dünya miras listesine alınan 12 bin yıllık geçmişiyle “Tarihin sıfır noktası” olarak adlandırılan Göbeklitepe teması ve “Ahican tarihin sıfır noktasında” sloganı ile 14-18 Haziran’da düzenlenecek. Yarışma başvuruları, düzeltme ve onay işlemleri, 15 Şubat -21 Mayıs tarihleri arasında yapılacak.

Şanlıurfa GAP Arena Spor Salonu ve Yerleşkesinde Kovid-19 tedbirleri kapsamında alınan tedbirlerle yapılacak yarışmaya ortaokul ve dengi okullar, liseler ve üniversite öğrencileri başvurabilecek. Geçen yıl yapılan başvurular bu yıl yeniden alınacak, ayrıca yeni başvuru yapılabilecek.

Kovid-19 salgını nedeniyle bu yılki yarışmalar, ulusal düzeyde olacak ve uluslararası başvuru alınmayacak.

Yarışmada, dereceye girenler ile belirlenecek sayıda yarışma ekibi, 21-26 Eylül’de İstanbul’da düzenlenecek TEKNOFEST Robotik Yarışmalarına katılabilecek.

Türkiye’de ilk kez organik atıklardan elektrik enerjisi üretilecek

Türkiye’de ilk kez fermente edilen organik atıklardan elektrik enerjisi üretecek olan Biyokütle Enerji Tesisi’nde üretim başladı. Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, yıllık 14 milyon 500 kWh elektrik enerjisi üretimi yapılacak tesiste incelemelerde bulundu.

İncelemenin ardından açıklama yapan Başkan Aşgın, yenilenebilir enerji üretimi noktasında Çorum Belediyesi’nin iyi bir noktada olduğunu söyledi. Türkiye genelinde yenilebilir enerji üretim kapasitesi yüzde 30’lara çıkarılması hedeflenirken kendilerinin bu hedefi daha önce inşa ettikleri Rüzgar Enerji Santrali ile aştıklarını dile getiren Aşgın, “Belediyemiz şuan itibariyle tükettiği elektrik enerjisinin yüzde 76’sını Samsun’un Ladik ilçesinde bulunan RES santralinden karşılıyor. Göreve gelmeden önce biz bu oranı yüzde 76’dan yüzde 100’e çıkartmamız gerektiğini ifade etmiştik. Sadece kendi enerjimizi temin etmenin ötesinde mutlaka daha fazlasını üretmemiz gerekiyor diye bir sözümüz vardı. Bir takım projeler açıkladık. O açıkladığımız projelerden bir tanesi de Biyokütle Elektrik Tesisiydi. Bu tesiste çöpten elektrikte üretebileceğiz” dedi.

Yılda ortama 22 milyon kWh elektrik enerjisi tükettiklerini açıklayan Aşgın, 15 milyon kWh enerjinin RES’ten karşılandığını bildir. Aşgın, Biyokütle Enerji Tesisi’nde yılda 14 milyon 500 bin KWh elektrik üretimi olacağını dile getirdi.

Çorum Belediyesi’nin kendi enerjisini karşılayabilmesi için çok az bir gayretlerinin kaldığını dile getiren Aşgın, “Bunu da GES ile tamamlayacağız. İhalesine önümüzdeki günlerde çıkacağız. Böylelikle tükettiğimiz tüm enerjinin belediyemiz tarafından üretildiği noktaya taşımız olacağız. Geriye bir tane Hidro Elektrik Santrali kaldı. Bununla ilgili de hazırlarımız devam ediyor. Bunu da kısa sürede hayata geçireceğiz. Doğal enerji kaynaklarının tamamını kullanacağız. Rüzgardan RES, güneşten GES, çöpten enerji üretimiz var. Sudan da HES enerjimiz olacak. Enerji bakımından yarınlara ümitle bakabileceğimiz bir noktaya gelmiş olduk” şeklinde konuştu.